enerji cevremuhedisleri nisan

enerji cevremuhedisleri nisan

Yüzer Güneş Enerji Santralleri Yönetmeliği: Çevre Mühendisliği Açısından Yeni Dönem

yuzer gunes enerji santralleri yonetmeligi
Yönetmeliğin Kapsamı: 10 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Yüzer Güneş Enerji Santralleri Kurulmasında Su Yüzeyi Kullanımına ve Kiralanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) sorumluluğundaki su yüzeylerinde yüzer güneş enerji santralleri (Yüzer GES) kurulmasına ve bu alanların kiralanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir.

Yönetmelik; başvuru süreci, fizibilite, proje onayı, kiralama, işletme, bakım ve tesisin tasfiyesine kadar olan tüm teknik ve idari adımları çerçeve altına alarak su yüzeylerinin yenilenebilir enerji üretimi amacıyla kullanımına resmî zemin kazandırmaktadır.

Hangi Su Yüzeyleri ve Kimler Kapsamda?

Yönetmelik temel olarak aşağıdaki su kütlelerini kapsamaktadır:

  • Baraj gölleri ve rezervuarlar
  • Suni göller ve göletler
  • Uygun görülen sulama kanalları ve benzeri su yüzeyleri

Başvuru yapabilecek kurum ve kuruluşlar özetle şöyledir:

  • 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında faaliyet gösteren veya gösterecek olan tüzel kişiler (enerji üretim şirketleri vb.),
  • Belediyeler ve bağlı idareler, kendi sınırları içindeki uygun su yüzeylerinde Yüzer GES projeleri geliştirebilecektir.

Mevcut lisanslı hidroelektrik santrallerinin bazı rezervuar alanları ise, lisans kapsamı ve güvenlik gerekçeleriyle kısmen veya tamamen kapsam dışında tutulabilmektedir.

Başvuru, Kiralama ve Sözleşme Süreçleri

Yönetmelikte öne çıkan idari süreçler şu şekilde özetlenebilir:

  • Yatırımcı ile ilgili idare (DSİ, sulama birliği, belediye vb.) arasında protokol ve kiralama sözleşmesi imzalanması zorunludur.
  • Yatırımcı tüzel kişi, sözleşme hükümlerine uyacağını belirten bir taahhütname vermekle yükümlüdür.
  • İlk kira bedeli, sözleşme imza tarihinden itibaren belirli bir süre içinde (örneğin 5 iş günü) peşin olarak ödenir.
  • Kiralama süresi; YEKA veya lisanslı projelerde lisans süresiyle, belediye projelerinde ise sözleşmeyle belirlenen süreyle sınırlıdır. Belediyelerde başlangıçta en fazla 10 yıl ve DSİ onayıyla iki defaya kadar 10’ar yıllık uzatma imkânı bulunmaktadır.

Bu yapı, yatırımcıya belirli bir süre için öngörülebilirlik sağlarken, kamu tarafına da su kaynaklarının kullanımını kontrol altında tutma imkânı vermektedir.

Çevresel Etkiler ve DSİ’nin Denetim Yetkisi

Yönetmeliğin çevre mühendisliği açısından en kritik yönlerinden biri, su kalitesi ve su ekosistemine ilişkin denetim yetkileridir.

  • Yüzer GES tesislerinin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında su kalitesi, su ekosistemi, flora ve fauna üzerinde olumsuz etki tespit edilmesi durumunda DSİ, yatırımcıdan iyileştirici tedbirler talep edebilir.
  • Gerekli görülen hâllerde, tesisin işletme koşullarının değiştirilmesi, kapasitenin sınırlanması veya sözleşmenin sonlandırılması dahi gündeme gelebilir.
  • Yatırımcılar Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) ve ilgili tüm çevre mevzuatına uymakla yükümlüdür.

Bu çerçeve, Yüzer GES’lerin yaygınlaştırılırken su ekosistemlerinin korunmasını da hedeflemekte, çevre mühendisliği disiplinine önemli sorumluluk alanları açmaktadır.

Su ve Arazi Kullanımında Verimlilik: Çevre Mühendisliği Açısından Fırsatlar

Yüzer GES uygulamalarının çevre mühendisliği açısından öne çıkan potansiyel faydaları şunlardır:

  • Arazi baskısının azalması: Enerji üretimi için karasal tarım alanları, orman ve doğal habitatlar yerine su yüzeylerinin kullanılması, arazi kullanım baskısını azaltır.
  • Buharlaşma kayıplarının azaltılması: Yüzer paneller, su yüzeyini k parcialmente gölgelendirerek buharlaşma kayıplarını azaltabilir; bu da özellikle su stresi yaşayan havzalarda su yönetimi açısından ciddi avantaj sağlayabilir.
  • Verimlilik artışı: Su kütlesinin serinletici etkisi sayesinde panellerin çalışma sıcaklığı düşer, bu da fotovoltaik sistemlerin verimliliğini kara kurulumlarına göre artırabilir.
  • Alg patlamaları ve su kalitesi: Yüzeydeki ışık geçirgenliğinin kontrolü, bazı durumlarda yosunlaşma ve alg patlamalarını sınırlayarak su kalitesinin korunmasına katkı sunabilir.

Bu potansiyel faydalar, doğru projelendirme ve bilimsel temelli çevresel etki analizleri ile desteklendiğinde sürdürülebilir su ve enerji yönetimi için önemli bir araç hâline gelebilir.

Ekosistem Riskleri ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Her ne kadar Yüzer GES projeleri önemli fırsatlar sunsa da, çevre mühendisliği perspektifinden aşağıdaki riskler mutlaka değerlendirilmelidir:

  • Işık rejiminin değişmesi: Su kolonuna ulaşan ışığın azalması, fitoplankton, makrofitler ve bentik organizmalar başta olmak üzere su ekosisteminin dengesini etkileyebilir.
  • Oksijen dengesi: Yüzeydeki kaplama oranı ve su hareketliliğinin değişmesi, çözünmüş oksijen profili üzerinde etkiler yaratabilir.
  • Balıkçılık ve biyolojik çeşitlilik: Tesisin kapladığı alan, yerel balık türleri, göç yolları ve balıkçılık faaliyetleri açısından dikkatle değerlendirilmelidir.
  • Bakım ve atık yönetimi: Panellerin temizliği, bakım faaliyetleri ve ekipman değişimleri sırasında yağ, kimyasal ve katı atık yönetimi çevre mevzuatıyla uyumlu şekilde planlanmalıdır.

Bu nedenle, her Yüzer GES projesi için havza bazlı değerlendirme, kapsamlı su kalitesi izlemesi ve uzun dönemli ekosistem etkisi analizleri kritik önemdedir.

Türkiye’nin Yenilenebilir Enerji Hedefleri ve Yüzer GES’in Rolü

Türkiye’nin baraj ve gölet gibi su rezervuarlarının yüzey alanlarının yalnızca sınırlı bir kısmında dahi Yüzer GES projeleri hayata geçirildiğinde, teorik olarak çok yüksek bir kurulu güç ve üretim potansiyeline ulaşılabileceği ifade edilmektedir.

Bu durum;

  • Fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması,
  • Enerji arz güvenliğinin güçlenmesi,
  • Ulusal iklim hedefleri ve sera gazı azaltım taahhütleri açısından katkı,
  • Yerel ölçekte yeni istihdam ve teknoloji geliştirme fırsatları

anlamına gelmektedir. Çevre mühendisleri, bu dönüşümde hem teknik tasarım hem de çevresel gözetim tarafında kilit role sahiptir.

Çevre Mühendisleri İçin Yeni Çalışma Alanları

Yönetmelik, çevre mühendisleri açısından şu alanlarda yeni fırsatlar ve sorumluluklar doğurmaktadır:

  • Yüzer GES projeleri için ÇED raporlarının hazırlanması ve izleme programlarının kurgulanması,
  • Su kalitesi, ekosistem sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve sediman dinamiklerine yönelik izleme ve modelleme çalışmaları,
  • Havza ölçekli su-enerji entegrasyonu projelerinde danışmanlık ve teknik koordinasyon,
  • Kurulum ve işletme döneminde ortaya çıkabilecek çevresel riskler için acil durum ve risk yönetimi planlarının hazırlanması,
  • Yerel yönetimler ve yatırımcılar için eğitim ve kapasite geliştirme çalışmaları.

Bu bağlamda, Yüzer GES yönetmeliği yalnızca enerji politikası açısından değil, çevre mühendisliği meslek pratiğinin dönüşümü açısından da dikkate değer bir adım olarak değerlendirilebilir.

Sonuç: Su, Enerji ve Ekosistem Dengesini Birlikte Düşünmek

Yayımlanan yönetmelik, Türkiye’de su yüzeylerini yenilenebilir enerji hamlesine entegre eden önemli bir mevzuat adımıdır. Ancak bu adımın gerçek anlamda sürdürülebilir olabilmesi için, su, enerji ve ekosistem dengesinin birlikte ele alınması gerekmektedir.

Çevre Mühendislerinin, Yüzer GES projelerini; sadece kurulu güç ve üretim miktarıyla değil, aynı zamanda su kaynaklarının korunması, ekosistemlerin sürekliliği ve toplum sağlığı üzerindeki etkileriyle birlikte değerlendirmelidir.

Bu çerçevede yeni yönetmelik; doğru uygulandığı takdirde, hem iklim kriziyle mücadele hem de su kaynaklarının akılcı ve bilimsel temelli yönetimi için güçlü bir araç hâline gelebilir.

YAYIMLANAN MEVZUAT; – Yüzer Güneş Enerji Santralleri Kurulmasında Su Yüzeyi Kullanımına ve Kiralanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik

Pin It
Yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir.

Çevre Mühendisliği Portalı | CevreMuhendisligi.Org

Destekleyenler

Welcome in the demo