
7 Kasım 2026 tarihli ve 33423 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, enerji üretim tesisleri, endüstriyel yakma tesisleri, havzalar arası su aktarım projeleri ve akarsu yataklarında gerçekleştirilecek düzenlemeler bakımından önemli değişiklikler getirmiştir.
Çevresel etkilerin önceden belirlenmesi, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerinin yatırım süreçlerine entegre edilmesi açısından değerlendirildiğinde, söz konusu değişiklik çevre yönetimi ve çevre mühendisliği uygulamaları bakımından dikkate değer sonuçlar doğurabilecek niteliktedir.
1. Termik santraller ve endüstriyel yakma tesislerinde yeni kapasite eşikleri
Yönetmeliğin EK-1 listesinde yer alan termik ve nükleer güç santralleri ile diğer yakma tesislerine ilişkin düzenleme yeniden ele alınmıştır.
Yeni düzenlemeyle toplam ısıl gücü 300 MWt ve üzeri olan termik güç santralleri ile gaz, buhar ve sıcak su elde etmek amacıyla kurulan aynı kapasitedeki endüstriyel tesisler EK-1 kapsamına alınmıştır.
Diğer taraftan EK-2 listesinde yapılan değişiklikle toplam ısıl gücü 20 MWt ve üzeri olan termik santraller ve aynı kapasitedeki endüstriyel tesisler seçme-eleme sürecine tabi tutulacak projeler arasında düzenlenmiştir.
Böylece 20 MWt ve 300 MWt arasındaki tesisler EK-2, 300 MWt ve üzerindeki tesisler ise EK-1 kapsamında değerlendirilecektir.
Bu değişiklik, enerji ve sanayi yatırımlarının çevresel etkilerinin tesisin ısıl kapasitesi esas alınarak değerlendirilmesini öngören bir sınıflandırma ortaya koymaktadır.
Özellikle hava emisyonları, sera gazı salımları, proses atıksuları, soğutma suyu kullanımı, termal kirlilik ve yanma sonucu oluşan atıkların yönetimi bu tesislerde çevresel değerlendirmelerin temel konuları arasında yer almaktadır.
2. Havzalar arası su aktarım projelerinin EK-1 kapsamına alınması
Düzenlemenin çevre yönetimi bakımından en önemli yeniliklerinden biri, akarsu havzaları arasında su aktarma projelerinin EK-1 listesine yeni bir madde olarak eklenmesidir.
Boru ile gerçekleştirilen içme suyu taşımaları bu düzenlemenin dışında tutulmuştur.
Havzalar arası su aktarımı, yalnızca suyun bir bölgeden başka bir bölgeye taşınması şeklinde değerlendirilmemelidir. Bu tür projeler, suyun alındığı havzanın hidrolojik dengesi, ekolojik su ihtiyacı, su kalitesi ve biyolojik çeşitliliği üzerinde önemli sonuçlar oluşturabilir.
Bir havzada gerçekleştirilen su aktarımının diğer havzanın su bütçesini nasıl etkileyeceği, doğal akış rejiminde meydana gelebilecek değişiklikler ve su kaynaklarının uzun vadeli sürdürülebilirliği birlikte ele alınmalıdır.
Bu kapsamda çevre mühendislerinin;
- Kaynak ve alıcı havzanın su bütçesini değerlendirmesi,
- Ekolojik su ihtiyacını dikkate alması,
- Su kalitesi üzerindeki olası etkileri incelemesi,
- Sucul ekosistemler ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkileri belirlemesi,
- Kuraklık ve iklim değişikliği senaryolarını değerlendirmesi,
- Alternatif su temini ve aktarım yöntemlerini karşılaştırması
büyük önem taşımaktadır.
Özellikle su kaynakları üzerindeki baskının arttığı günümüzde, havzalar arası su transferlerinin ekolojik ve hidrolojik sonuçlarının bütüncül biçimde değerlendirilmesi sürdürülebilir su yönetiminin temel gerekliliklerinden biridir.
3. Akarsu yataklarında yapılacak düzenlemelerde çevresel etkiler
EK-2 listesinin 44'üncü maddesinde yapılan değişiklikle sürekli akış gösteren akarsuların yataklarında 5 kilometre ve üzerinde düzenleme yapılan projeler kapsama alınmıştır.
Akarsu yataklarında gerçekleştirilen düzenleme, ıslah ve benzeri mühendislik uygulamaları; akış rejiminin değişmesi, sediment taşınımının bozulması, doğal yaşam alanlarının daralması ve sucul ekosistemlerin zarar görmesi gibi sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle akarsu düzenleme projelerinde yalnızca taşkın kontrolü ve hidrolik kapasite gibi teknik kriterlerin değil, ekolojik bütünlüğün de dikkate alınması gerekmektedir.
Çevre mühendisliği açısından doğal akarsu yapısının korunması, su kalitesinin izlenmesi, biyolojik çeşitliliğin değerlendirilmesi, erozyon ve sediment yönetimi ile yeraltı suyu beslenmesine ilişkin etkilerin incelenmesi önem kazanmaktadır.
Özellikle beton kanal uygulamaları ve doğal yatak yapısını değiştiren projelerde, alternatif mühendislik çözümlerinin çevresel etkiler bakımından karşılaştırılması gerekmektedir.
4. Nükleer tesislerin kurulması ve sökülmesinde çevresel sorumluluk
Yeni düzenlemede nükleer güç santralleri ve diğer nükleer tesislerin kurulması veya sökülmesi EK-1 kapsamında açıkça düzenlenmiştir.
Nükleer tesislerin çevresel değerlendirilmesi, yalnızca tesisin kuruluş aşamasıyla sınırlı değildir. İşletme süreci, atık yönetimi, söküm ve saha rehabilitasyonu gibi aşamalar da çevresel risklerin değerlendirilmesini gerektirir.
Bu süreçlerde radyoaktif atık yönetimi, yüzey ve yeraltı sularının korunması, toprak kirliliği, dekontaminasyon faaliyetleri ve çevresel izleme çalışmaları önem taşımaktadır.
Çevre mühendislerinin bu alandaki çalışmaları, radyasyon güvenliği ve nükleer teknoloji alanındaki uzmanlıklarla koordineli ve disiplinler arası bir yaklaşımla yürütülmelidir.
5. Çevre mühendislerinin mesleki sorumlulukları ve çalışma alanlarına etkisi
Yönetmelik değişikliği, çevre mühendisliği mesleğinin özellikle su kaynaklarının korunması, çevresel etki değerlendirmesi, endüstriyel kirlilik kontrolü ve çevresel izleme alanlarındaki önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Yeni düzenlemeyle kapsamı belirlenen projelerde çevre mühendislerinin katkısı şu başlıklarda öne çıkmaktadır:
ÇED çalışmaları: Projelerin çevresel etkilerinin belirlenmesi, önleyici tedbirlerin geliştirilmesi ve alternatiflerin değerlendirilmesi.
Su yönetimi: Havzalar arası su aktarımı ve akarsu düzenleme projelerinde su bütçesi, su kalitesi ve ekolojik dengenin incelenmesi.
Hava kalitesi: Termik santraller ve endüstriyel yakma tesislerinde emisyonların değerlendirilmesi ve kontrol sistemlerinin izlenmesi.
Atık yönetimi: Endüstriyel atıkların, tehlikeli atıkların ve ilgili uzmanlık alanlarıyla koordinasyon içinde radyoaktif atıkların yönetimi.
Çevresel izleme: İnşaat, işletme ve işletme sonrası dönemlerde çevresel etkilerin izlenmesi ve raporlanması.
İklim değişikliği ve sürdürülebilirlik: Su kaynaklarının iklim değişikliği karşısındaki kırılganlığının ve enerji tesislerinin sera gazı emisyonlarının değerlendirilmesi.
Bununla birlikte, düzenlemenin çevre mühendislerine doğrudan yeni bir mesleki yetki veya münhasır görev tanımlamadığı; mesleki faaliyetlerin mevcut yeterlik, yetkilendirme ve ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüleceği unutulmamalıdır.
6. Sonuç: ÇED sürecinde bütüncül çevresel değerlendirme ihtiyacı
7 Kasım 2026 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik, enerji yatırımları, endüstriyel yakma tesisleri ve su kaynaklarının yönetimi bakımından ÇED mevzuatında yeni bir değerlendirme çerçevesi ortaya koymaktadır.
Özellikle havzalar arası su aktarım projelerinin EK-1 listesine alınması ve akarsu yataklarında 5 kilometre ve üzerindeki düzenlemelerin EK-2 kapsamına dahil edilmesi, su kaynaklarının ve akarsu ekosistemlerinin korunmasına yönelik değerlendirmelerin önemini artırmaktadır.
Bununla birlikte termik santraller ve endüstriyel yakma tesisleri için belirlenen yeni kapasite eşikleri, enerji ve sanayi yatırımlarında çevresel etkilerin proje aşamasından itibaren ele alınmasını gerekli kılmaktadır.
Çevresel Etki Değerlendirmesi, yalnızca yatırımın mevzuata uygunluğunu belirleyen idari bir süreç olarak görülmemelidir. Doğal kaynakların korunması, çevresel risklerin önceden belirlenmesi, ekolojik dengenin gözetilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin gerçekleştirilmesi bakımından temel bir planlama ve karar verme aracıdır.
Bu çerçevede çevre mühendislerinin bilimsel veriye dayalı, disiplinler arası ve havza ölçeğini dikkate alan değerlendirmelerle yatırım süreçlerine katkı sunması, çevre yönetiminin etkinliği açısından büyük önem taşımaktadır.
Unutulmamalıdır ki sürdürülebilir kalkınma, yalnızca yatırımların gerçekleştirilmesiyle değil, yatırımların doğal kaynaklar ve ekosistemler üzerindeki etkilerinin doğru yönetilmesiyle mümkündür.
–– Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik




Yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir.