
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından 30 Ekim 2026 tarihinde Hidroflorokarbonların İthalatı İçin Yıllık Kota Tahsisine İlişkin 2026/3 Sayılı Genelge yayımlandı.
7552 sayılı İklim Kanunu ve Florlu Sera Gazlarına İlişkin Yönetmelik çerçevesinde hazırlanan düzenleme; hidroflorokarbon (HFC) ithalatında kota tahsisi, başvuru süreçleri, raporlama yükümlülükleri ve ithalatçı işletmelerin sorumluluklarına ilişkin önemli hükümler içeriyor.
Yeni düzenleme, özellikle soğutma, iklimlendirme, endüstriyel üretim ve florlu sera gazlarının ticaretiyle ilişkili sektörleri yakından ilgilendiriyor.
Hidroflorokarbonlar Neden Önemli?
Hidroflorokarbonlar (HFC), başta soğutma ve iklimlendirme sistemleri olmak üzere çeşitli endüstriyel uygulamalarda kullanılan florlu sera gazlarıdır.
HFC'ler ozon tabakasını incelten maddelerden farklı olmakla birlikte, bazı türleri yüksek küresel ısınma potansiyeline sahiptir. Bu nedenle atmosfere salınmaları iklim değişikliğine katkıda bulunabilmektedir.
Türkiye'nin taraf olduğu Montreal Protokolü'nün Kigali Değişikliği kapsamında HFC tüketiminin aşamalı olarak azaltılması hedeflenmektedir.
Bu çerçevede ithalat kotalarının belirlenmesi ve takibi, sera gazı emisyonlarının kontrolüne yönelik düzenleyici araçlardan biridir.
2026/3 Sayılı Genelge Neleri Düzenliyor?
Genelge kapsamında HFC ithalatına yönelik yıllık kota tahsis süreçleri, başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve işletmelerin yerine getirmesi gereken yükümlülükler ele alınıyor.
1. Yıllık faaliyet raporlarının sunulması
HFC ithalatı gerçekleştiren ve ilgili mevzuat kapsamında raporlama yükümlülüğü bulunan işletmelerin, bir önceki yıla ait faaliyetlerini Faaliyet Raporları Veri Tabanı (FARAVET) üzerinden bildirmesi gerekiyor.
Duyurulan takvime göre yıllık faaliyet raporlarının 1 Ocak–30 Nisan tarihleri arasında nihai olarak sunulması öngörülüyor.
Süresinde raporlama yapmayan yerleşik işletmelerin kota başvurusu yapabilmesine ilişkin kısıtlamalar bulunuyor.
2. Kota başvurularının elektronik ortamda yapılması
HFC ithalatı için yıllık kota başvurularının 1 Nisan–30 Haziran tarihleri arasında FARAVET üzerinden gerçekleştirilmesi öngörülüyor.
Başvuru yapacak işletmelerin faaliyet bilgilerini, ithalat kayıtlarını ve gerekli belgelerini eksiksiz hazırlaması önem taşıyor.
3. Kota dağılımında yerleşik ve yeni katılımcı ayrımı
Genelge hakkında yayımlanan bilgilere göre yıllık ülke kotasının:
- %87'si yerleşik işletmelere,
- %13'ü yeni katılımcı işletmelere
ayrılıyor.
Yerleşik işletmelerin belirlenmesinde geçmiş yıllardaki ithalat faaliyetleri esas alınıyor. Ayrıca tek bir yerleşik işletmeye tahsis edilebilecek kota miktarına yönelik sınırlamalar bulunuyor.
4. Kullanılmayan kotaların değerlendirilmesi
Tahsis edilen ithalat kotalarının etkin kullanılması da düzenlemenin önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Duyurulan hükümlere göre tahsis edilen kotanın en az %50'sini üç yıl üst üste kullanmayan işletmelerin sonraki kota tahsislerinde azaltımla karşılaşması öngörülüyor.
Bu hüküm için 1 Ocak 2029 tarihi belirtiliyor.
5. İstisnai kota uygulamaları
Belirli kullanım alanları için istisnai HFC ithalat kotası başvurusu yapılabilmesine yönelik düzenlemeler bulunuyor.
İlaç üretimi, belirli savunma sanayisi faaliyetleri ve zorunlu kullanım alanları, duyurulan istisnai kota uygulamaları arasında yer alıyor.
Bu kapsamdaki ithalatın koşulları ve kullanım sınırlamaları ayrıca değerlendirilmelidir.
6. Kayıtların saklanması ve yaptırımlar
İthalat işlemlerine ilişkin kayıt ve belgelerin muhafazası, işletmelerin mevzuata uygunluğunun izlenmesi bakımından önem taşıyor.
Genelgeye ilişkin duyurularda ithalat kayıtlarının beş yıl saklanması gerektiği belirtiliyor.
Mevzuata aykırı işlemler bakımından 7552 sayılı İklim Kanunu ve ilgili diğer düzenlemeler çerçevesinde idari yaptırımlar gündeme gelebiliyor.
Çevre Mühendisleri Açısından Genelgenin Önemi
2026/3 sayılı Genelge yalnızca ithalatçı firmaları ilgilendiren ticari bir düzenleme olarak değerlendirilmemelidir. Düzenlemenin sera gazlarının kontrolü, çevresel uyum, kayıt sistemleri ve iklim politikaları bakımından çevre mühendisliği uygulamalarıyla da ilişkisi bulunmaktadır.
1. İklim Değişikliği ve Sera Gazı Yönetimi
Çevre mühendisleri, sera gazı emisyonlarının belirlenmesi, çevresel etkilerinin değerlendirilmesi ve emisyon azaltım stratejilerinin geliştirilmesi alanlarında teknik çalışmalar yürütebilmektedir.
HFC'lerin küresel ısınma potansiyellerinin değerlendirilmesi, gaz kullanım miktarlarının izlenmesi ve alternatif teknolojilerin çevresel etkilerinin karşılaştırılması bu çalışmaların önemli bileşenlerindendir.
2. Çevre Danışmanlığı ve Mevzuata Uyum
Çevre danışmanlık hizmeti verilen işletmelerde kullanılan soğutma ve iklimlendirme ekipmanlarının envanterinin çıkarılması, kullanılan gaz türlerinin belirlenmesi ve ilgili mevzuat yükümlülüklerinin değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Çevre mühendisleri, görev ve yetki sınırları içerisinde işletmelerin mevzuata uyum süreçlerine teknik destek sağlayabilir.
Ancak HFC ithalat kotası başvurusu yapma yetkisi ile çevre danışmanlığı hizmeti sunma yetkisinin aynı olmadığı unutulmamalıdır.
3. Florlu Sera Gazlarının Yönetimi
Florlu sera gazı içeren ekipmanların işletilmesi, bakım süreçleri, gaz kaçaklarının önlenmesi ve kullanım ömrü sonunda gazların uygun yöntemlerle yönetilmesi çevresel açıdan önemlidir.
Bu süreçlerde çevre mühendisleri; gaz envanteri, çevresel risk değerlendirmesi, kayıtların takibi ve ilgili birimler arasında koordinasyon sağlanması gibi konularda görev alabilir.
Gazlara doğrudan müdahale gerektiren teknik işlemler ise ilgili mevzuatta belirtilen yeterlilik ve belgelendirme koşullarına uygun kişiler tarafından gerçekleştirilmelidir.
4. Dijital Çevre Yönetimi ve Raporlama
FARAVET ve diğer çevresel veri sistemleri, işletmelerin faaliyetlerinin kayıt altına alınması ve mevzuat yükümlülüklerinin izlenmesi açısından önem taşımaktadır.
Çevre mühendisleri açısından veri yönetimi, raporlama, mevzuat takibi ve çevresel performans değerlendirmesi konularındaki uzmanlık ihtiyacının artması beklenebilir.
İşletmeler Nelere Dikkat Etmeli?
Genelge kapsamında faaliyet gösteren işletmelerin öncelikle HFC ithalatı ve raporlama yükümlülüklerinin bulunup bulunmadığını değerlendirmesi gerekiyor.
Bu doğrultuda geçmiş dönem ithalat kayıtlarının incelenmesi, FARAVET bilgilerinin güncelliğinin kontrol edilmesi, başvuru takviminin takip edilmesi ve gerekli belgelerin hazırlanması önem taşıyor.
Ayrıca işletmelerin yalnızca kota tahsisine değil, florlu sera gazlarının kullanımına, depolanmasına, kayıt altına alınmasına ve ilgili diğer mevzuat yükümlülüklerine de dikkat etmesi gerekiyor.
Sonuç ve Değerlendirme
Hidroflorokarbonların İthalatı İçin Yıllık Kota Tahsisine İlişkin 2026/3 Sayılı Genelge, Türkiye'nin florlu sera gazlarının kontrolüne yönelik düzenleyici çerçevesinin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Kota tahsisi ve raporlama süreçlerinin belirli esaslara bağlanması, HFC tüketiminin izlenmesi ve uluslararası iklim yükümlülüklerinin yerine getirilmesi açısından önem taşıyor.
Çevre mühendisleri açısından değerlendirildiğinde ise düzenleme; iklim değişikliği, sera gazı yönetimi, çevresel veri takibi ve mevzuata uyum konularındaki teknik uzmanlığın önemini ortaya koyuyor.
İşletmelerin yeni düzenlemeyi mevcut florlu sera gazı yükümlülükleriyle birlikte değerlendirmesi ve uygulama süreçlerini buna göre planlaması gerekiyor.
Genelge: Hidroflorokarbonların İthalatı İçin Yıllık Kota Tahsisine İlişkin Genelge (2026/3)




Yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir.