bulut akademi 2021 1

cevre kazanci teknigi nisan

biyoplastikler makale
Biyoplastikler, bitkiselyağlar ve yağlar, mısırnişastası, samanbalyası, odun yongaları, yiyecek artıkları gibi yenilenebilir biyokütle kaynaklarından elde edilen plastiklerdir.

Biyoplastikler, tarımsal yan ürünlerden ve ayrıca kullanılmış plastik şişelerden ve mikroorganizmalar kullanan diğer kaplardan yapılabilir. Fosil yakıtlarıplastikler (petrol bazlı polimerler olarak da bilinir) gibi yaygın plastikler, petrol veya doğalgazdan elde edilir. Biyoplastikler tümü biyolojik olarak parçalanamaz ve meta fosil yakıt türevli plastiklerden daha kolay biyolojik olarak parçalanamaz. Biyoplastikler genellikle nişasta, selüloz ve laktik asit dahil şeker türevlerinden elde edilir. 2014 itibarıyla, biyoplastikler küresel polimer pazarının yaklaşık%0,2'sini (300 milyon ton) temsil ediyordu.

Biyoplastikler, ambalajlama, tabak takımları, çatal bıçak takımı, çömlekçilik, çim topu ve payetler gibi atılabilir ürünler için kullanılır. Biyoplastikler için çok az ticari uygulama vardır. Prensip olarak, petrol türevli plastikler için pek çok uygulamanın yerini alabilirler, ancak maliyet ve performans sorunlu kalır. Nitekim, kullanımları sadece geleneksel plastiklerin kullanımını sınırlayan spesifik düzenlemelerle desteklenmeleri durumunda uygundur. Tipik olarak biyobozunur plastik poşetler ve alışverişçilerin belirli bir yasanın yürürlüğe girmesinden bu yana zorunlu olduğu İtalya örneğidir. Yapısal malzemelerin ötesinde, elektrik akımı taşımak için kullanılacağına söz veren organik elektronik biyoplastikler geliştirilmektedir.

Biyopolimerler daha yaygın petrokimya kaplamalarından ziyade kâğıtlar için kaplamalar olarak temin edilebilir. Son yıllarda gittikçe artan çevreci kaygılar ve petrol kaynaklarının tükeneceği varsayımları ile bioplastikler önem kazanmaya başlamıştır. “Bioplastik” terimi çok net bir tanım olmayıp, birçok farklı plastik gruplarını içinde barındırır.

“Biobased plastics” denilen ve tamamen biyolojik yani geri dönüştürülebilen kaynaklardan üretilen plastikler kastedilirken, bu tanımdan ayrı olarak bir de “Biodegradable-geri dönüştürülebilir” plastikler vardır. Birçok bioplastik bu iki tanımın ikisine birden uyar.

biyoplastikler 1 

Biobased plastiklerde en önemli konu hammadde kaynağı olarak petrol bazlı kaynaklar yerine, yenilenebilir kaynakların kullanılmasıdır (örneğin şeker kamışı). Biodegradable (Biyolojik olarak çözünebilir) plastikler ise bertaraf edilme yöntemlerine göre sınıflandırılırlar. Bu tür plastikler mikroorganizmalar tarafından besin ve enerji kaynağı olarak kullanılabilir ve bunun neticesinde söz konusu plastik malzeme bu mikroorganizmalar tarafından CO2, su ve biokütle olarak ayrıştırılır.

Her Biobased (biyolojik kaynaklı) plastik biodegrabadle değildir, yani bir plastik malzeme ya da ürünün biyolojik kaynaklı olması aynı zamanda doğada çözünebilir olduğu anlamına gelmez. Her biodegradable (doğada çözünebilir) plastik ise, biyolojik kaynaklı olmak zorunda değildir. Dolayısı ile her biyolojik kaynaklı plastik ürünün aynı zamanda doğada çözünebilir olması ya da tersi önerme doğru değildir. Konu ile ilgili olarak bir diğer durum ise özellikle ambalaj sektöründe sıklıkla kullanılan “oxo-biodegradable” veya “oxo-degredable” olarak bilinen ve genellikle PE, PP veya PET bazlı ürünlerdir ki belli bir zaman diliminde doğada çözünebildiği iddia edilir.

biyoplastikler 2

biyoplastikler 3

Biyoplastikler Nerede Kullanılabilir?

Biyoplastik ambalajların en yaygın örnekleri arasında nişasta bazlı ambalaj paketleri veya torbalar yer alıyor. Esnek paketlemeye ek olarak, artık sert plastikler için, örneğin kremlerin ve rujların paketlenmesi için biyolojik alternatifler yaratılıyor. İçecek endüstrisi de biyoplastik kullanımı için önemli bir sektör. Bunun dışında biyoplastiklerin, yiyecek içecek ürünlerini paketleme, tabak, çatal, pipet, kâse gibi kullanımları olabilir.

Biyoplastiklerin Avantajları Neler?

Plastikler mevcut atıklarımızın yaklaşık yüzde 13’ünü oluşturuyor. Bu oran her yıl yaklaşık 32 milyon ton atığı temsil ediyor ve bu miktarın sadece yüzde 9’u geri dönüşüme yönlendiriliyor. Kalan kısım, bir asırdan fazla bir süre boyunca kalacağı çöplüklere ve diğer atık imha programlarına gidiyor. Tesisler biyoplastiklerin yönetimi için doğru ekipmana sahip olduğu zaman, hangi yöntemin kullanıldığına bağlı olarak ürünün 18-36 ay içerisinde tamamen çözünmesini sağlıyor. Biyoplastikleri kullanmak için sıfırdan ürün yaratmaya gerek yok. Halihazırda kullanılan ürünlere biyoplastikler de eklenebiliyor. Doğal malzemeler polimerlere dönüştürüldüğünde, yağ molekülleri kullanılarak üretilmiş olanlarla da çalışabiliyor. Bu da geleneksel üretim döngüsünü doğal olanla karıştırıp, fosil yakıtlardan gelen yüzdenin azaltılması anlamına geliyor.

2016 yılında Çin, yaklaşık 290 bin ton biyoplastik üretti. 290 bin tonun 130 bin tonunu yurtiçinde kullanıp kalanını da ihraç ettiler. Yereldeki satışlardaki büyüme oranı, bir önceki yıla göre yüzde 13 arttı ve bu segmentin tüm değeri 350 milyon doları aştı. Artık birçok sektör ve firma, karbon ayak izlerini ve atıkları azaltmak için bu tür çözümlere gitmek istiyor. Bazıları bunu üretirken bazıları da hazır olanı almayı tercih ediyor. Bu da geri dönüşüm alanında yeni bir pazarın doğmasını sağlıyor.

Biyoplastiklerin Dezavantajları Neler?

Bitki bazlı olan biyoplastikler, organik kaynaklardan geliyor. Bununla birlikte, bitkilerin yetişme sürecinde maruz kaldıkları türlü ilaç ve benzeri kimyasalları da beraberlerinde taşıyorlar. Bu da özellikle yiyecek içecek alanında kullanılacak olan malzemeler için soru işareti anlamına geliyor. Biyoplastikler görüntü ve his açısından plastikten çok da farklı değil. Peki kullandığımız ürünün plastik mi biyoplastik mi olduğunu nasıl anlayacağız?

Çöpleri geri dönüşüm kutularına atarken biyoplastikleri plastik zannedip plastik kutusuna attığımız zaman artık biyoplastikler kirlenmiş olur ve kullanılamaz hale gelir. Bu nedenle üründe kullanılan materyalin biyoplastik mi yoksa plastik mi olduğunu net bir şekilde belirtmek gerekir.

Her Yıl 300 Milyon Ton Plastik Üretiliyor…

Plastikler, nispeten düşük maliyetlerle üretildiği ve yüksek işlevsellikleri bulunduğu için imalatta öne çıkan bir madde. Özellikle de son 50 yılda kullanımları iyice arttı. Dünyada kullanılan plastiğin yalnızca yüzde 14’ü geri dönüştürülebiliyor. Şu an okyanuslarda 150 milyon ton plastik atık yüzüyor. Yıl bazında bakıldığında ise her yıl okyanuslara sekiz milyon ton plastik atılıyor. Dünya Ekonomik Forumunun raporuna göre 2050 yılına gelindiğinde okyanus ve denizlerdeki plastik atıklarının ağırlığı balıklarınkini geçecek. Dünyada ise her yıl 300 milyon ton plastik üretiliyor ve bunları sürdürülebilir bir şekilde kullanmak ve yönetmek için yeterli kapasite ne yazık ki bulunmuyor.

Biyoplastik Pazarı

Küresel biyoplastik pazarının, 2019-2024 döneminde kaydedeceği bileşik yıllık büyüme oranının yüzde 20’nin üzerine çıkması bekleniyor. European Bioplastics tarafından yapılan bir araştırmaya göre, dünyadaki biyoplastik üretim kapasitesinin 2021 yılına kadar 6,1 milyon tona çıkması bekleniyor. Avrupa şu anda biyoplastik ambalajlama için kilit bir bölge. AB, birçok çevre koruma girişimini destekleyip yardımcı oluyor ve Avrupa’daki birçok ülke, biyoplastik ambalaj pazarını yönlendiren ve motive eden biyoplastik ambalajlamayı teşvik ediyor. Ayrıca Avrupa, sadece biyoplastik kullanımında öne çıkmakla kalmıyor, aynı zamanda plastiğin kullanımını azaltıcı önlemler almasıyla da çevreci davranışlar sergiliyor. Sadece son tüketici değil şirketler de bilinçlendiriliyor. Avrupa 2020 stratejisi içinde biyoplastiklere de yer veriliyor. Biyo bazlı ürünleri kullanan kuruluşlara vergi indirimi gibi teşvikler sunuluyor. Tüm biyoplastik endüstrisi için önemli bir merkez olan Avrupa dünya çapında en büyük pazar olarak öne çıkarken, biyoplastiklerin fiili üretimi ve bölgesel kapasite gelişimi açısından Asya başı çekiyor. 2018’de üretilen biyoplastiklerin yüzde 50’sinden fazlası Asya’da üretildi. Küresel biyoplastik üretim kapasitesinin yaklaşık beşte biri de Avrupa’da bulunuyor.

Biyoplastik-Plastik Savaşını Kim Kazanır?

biyoplastikler 4

2019 yılında ambalaj ürünleri 1,14 milyon ton ile (biyoplastik pazarının %53’ünü teşkil ediyor) biyoplastiğin en çok kullanıldığı alan olma ayrıcalığını sürdürdü.

Ancak biyoplastik kullanılan alanlar giderek çeşitleniyor. Örneğin otomotiv-taşımacılık ya da yapım-inşaat sektörleri bioplastic pazarındaki paylarını artırıyor.

Bugün biyoplastik üretiminin en büyük merkezi Asya. 2019’da biyoplastik üretiminin %45’i Asya’da gerçekleşti. Amerika’da da biyoplastik üretimini giderek artıyor. 

biyoplastikler 5

Biyoplastiğin hammaddesinin esas olarak mısır, bezelye, bitkisel yağ veya mikrobiyata gibi yenilenebilir hayvansal ve bitkisel kaynaklar olduğunu biliyoruz. 2019 yılında 0,79 milyon hektarlık tarım alanı biyoplastik hammaddesinin yetiştirilmesi için kullanılmış. Bu rakam dünyada toplam 4,8 milyar hektarlık tarımsal alanın binde 2’sinden daha azını oluşturuyor.

Biyoplastik global pazarının önümüzdeki 5 yılda %20 daha büyüyeceği tahmin ediliyor. Düşük karbon salınımı sürdürülebilir ekonomiye geçiş, bioekonomi için daha güçlü devlet destekleri ve sürdürülebilir ürünler konusunda artan tüketici farkındalığı pazarın daha da genişlemesini sağlayacak gibi görünüyor.

Bio temelli ürünlerin geliştirilmesine odaklanmış pek çok küçük ve büyük ölçekli işletme araştırma ve geliştirme faaliyetlerine esaslı yatırımlar yapmaya devam ettikçe bioplastik endüstrisi bu konuda artan talebi karşılayabilir.

biyoplastikler 6

 

Yazar: Gamze CİVELEK

 

Bizleri desteklemek ve tüm güncel gelişmelerden haberdar olmak için bizi sosyal medyada takip ediniz...
sosyal medya facebooksosyal medya instagramsosyal medya linkedin


sosyal medya twitter
sosyal medya telegramsosyal yousosyal meyda bip

Pin It

Destekleyenler

Welcome in the demo