İkizdere'de HES Kararı

ikizdere_sTrabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, Rize'nin İkizdere Vadisi'ni doğal sit alanı ilan etti. Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ise kararı yargıya götüreceklerini bildirdi.
Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, Rize'nin İkizdere Vadisi'ni doğal sit alanı ilan etti. Bu kararla, İkizdere'de Anzer, Cimil ve Ovit bölgesinde planlanan 22 hidroelektrik
santralinin (HES) yapılamayacağı öne sürüldü.

İkizdere Derneği, vadide planlanan HES'lerin yapımını engelleyebilmek için 23 Nisan 2008 tarihinde İkizdere Vadisi'nin sit alanı ilan edilmesi için Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kuruluna müracaat etti. Müracaatın ardından bugüne kadar geçen sürede kurul, vadide birkaç kez bilirkişi incelemesi yaptı. İncelemeler sonunda bölgenin durumunu ortaya koyan yaklaşık 300 sayfalık rapor hazırlandı.

Kurul üyeleri, son olarak vadide dün yaptıkları keşfin ardından bugün toplanarak İkizdere Vadisi'nin doğal sit alanı ilan edilmesine karar verdi.

ESKİ İKİZDERE DERNEĞİ BAŞKANI EKŞİ

Mimar Mühendisler Grubu Yerbilimleri Komisyonu Başkanı ve eski İkizdere Derneği Başkanı Kadem Ekşi, yaptığı yazılı açıklamada, Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun bugün aldığı kararla, İkizdere Vadisi'ni doğal sit alanı ilan ettiğini belirtti.

Kurulun, bilimsel ve teknik incelemelerini tamamladığını ifade eden Ekşi, şunları kaydetti:
''Bugün toplanan Kurul, oy birliğiyle İkizdere Vadisi'ni doğal sit alanı ilan etti. Böylece İkizdere'de Anzer, Cimil ve Ovit bölgesinde HES yapılabilirliği ortadan kalktı. Bu karar, bölgenin kurtuluşu olmuştur. İkizdere Vadisi, bugün HES'lerin pençesinden kurtulmuş, yeşili ve doğası çocuklarımıza miras olarak bırakılmıştır.''
İkizdere'de bugüne kadar 4 HES'in yapıldığını bildiren Ekşi, şöyle devam etti: ''Yapımı tamamlanan bu HES'lerle ilgili hukuki mücadelemiz devam ediyor. Ancak sit alanı ilan edilen bölgede henüz başlamış proje yok. 22 tane planlanıyordu. Kurulun kararı sonrasında 2863 sayılı yasa gereği söz konusu alanda taş ocağı, madencilik çalışması dahi yapılamayacak, HES inşaatlarına izin verilmeyecek. Böylece İkizdere, Anzer, Cimil ve Ovit yöresinde yapılması planlanan 22 HES projesinin yapımı imkansızlaştı.''

''İKİZDERE'NİN GELECEĞİ VE SUCUL YAŞAM KORUMA ALTINDA''

Ekosistemi ve canlı yaşamını tehdit eden hiçbir yapılaşmanın artık bölgede olamayacağını vurgulayan Ekşi, şu ifadelere yer verdi:''Böylece İkizdere'nin geleceği ve sucul yaşam koruma altına alınmış olacak. Bundan böyle ülkemizde bir vadi daha HES darbelerinden korunmuş olacak ve ülkemiz geleceğine İkizdere doğal güzellikleri ile hizmet edecektir. Dünyanın sayılı korunması gereken vadilerinden biri olan İkizdere Vadisi, artık adından, kanayan HES yaraları ile değil, bölgeye akın edecek yerli ve yabancı doğaseverlerle söz ettirecektir. Bölgemizin turizm aksında gelişmesine en büyük engel olan ağır sanayi yatırımları, bölgemizi terk etmek zorunda kalacak ve bu eşsiz tabiat geleceğe yeşeren yaprakları ile tutunmaya devam edecek.''

İkizdere Derneği yönetim kurulu üyesi Turgay Karagöz de gazetecilere yaptığı açıklamada, bölgenin sit alanı ilan edilmesi ile HES tehdidinden kurtulduğunu savunarak, şunları söyledi: ''Maden açılması, taş ocağı işletilmesi ve HES projesi yapılmasının önüne geçtik. İkizdere'nin geleceğini ipotek altına almak isteyenleri engelledik. İkizdere için hayırlı bir karar. Sit alanı yönetmeliği ile ilgili broşürleri köy ve yaylada yaşayan vatandaşlarımıza dağıtıyoruz. İsteyen vatandaşlarımıza bilgi veriyoruz.''

Abdurrahman Baş isimli vatandaş da yörenin sit alanı ilan edilmesinden memnun olduğunu belirterek, ''Bölgede yaşayan vatandaşlar HES'lerin çevreye verdiği rahatsızlıktan şikayetçiydi. Çok sayıda ağaç kesildi. Derelerde balık kalmadı. HES projeleri öncesi derelerde balık tutardık. Şimdi 10 kilometrelik dere boyunca bir tane bile balık avlayamıyoruz'' dedi.

BAKAN'DAN TEPKİ

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ise İkizdere Vadisi'ni doğal sit alanı ilan eden Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun bazı kuruluşlardan görüş almamasının usulsüzlük olduğunu ifade ederek, kararı yargıya götüreceklerini bildirdi.

Eroğlu, Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun kararı alırken Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Özel Çevre Koruma Kurulundan görüş alması gerektiğini belirtti.

Eroğlu, hidroelektrik enerjinin bütün dünyada temiz ve doğayı koruyan en önemli enerji kaynaklarından birisi olduğunu vurgulayarak, ''Ama nedense enerjide dışa bağımlı olmamıza rağmen sularımız yıllarca boşa aktı, biz baktık'' dedi. Türkiye'nin hidroelektrik enerji kaynaklarını harekete geçirmek için önemli bir hamle yaptıklarını anlatan Eroğlu, ''Önümüzü kesmek isteyenler var. Ben buna şaşıyorum'' diye konuştu. Eroğlu, enerji sektöründe çok büyük bir pasta olduğunu ve bundan pay almak isteyen çeşitli gruplar bulunduğunu dile getirerek, bu grupların ''kasıtlı veya bilmeden'' harekete geçtiklerini söyledi. ''Türkiye'de hidroelektrik enerjinin önünü kesmek için maalesef çok büyük bir girişim var'' diyen Eroğlu, şunları kaydetti: ''Bu, bizim kendi kaynağımız, temiz kaynağımız. Ucuz ve yenilenebilir bir kaynak. Hidroelektrik santrallerine karşı çıkmak kesinlikle cinnettir. Çevrenin tahrip edilmesi asla söz konusu değildir. 'Derelerde su akmayacak' diyorlar. Böyle bir şey asla söz konusu değil. Hatta suyu biriktirdiğiniz zaman kuruyan derelere yaz aylarında daha düzenli su vermek mümkün. Küresel iklim değişikliği nedeniyle Karadeniz'de belki 2030-2040 yıllarında yağışlarda bazı artışlar olacak. Bu sel, su baskını, taşkın demektir. Bu bakımdan dereleri ıslah etmemiz gerektiğini ifade etmek istiyorum.''

Eroğlu, çevrecilerin eleştirilerinin hatırlatılması üzerine, bütün çevreci grupların aynı görüşleri paylaşmadığına dikkat çekti. Veysel Eroğlu, ''Ülkesini seven, enerjide dışa bağımlılığın azalmasını isteyen, vatansever çevreciler de var. Bin 600 hidroelektrik santral içinde 3-5 tanesi uygun çalışmayabilir, doğayı tahrip edebilir ama bunları da biz dikkate alıyoruz, hemen kapatıyoruz, ruhsatlarını iptal ediyoruz. Yaz aylarında kuruyan derenin resmini çekerek, hidroelektriklere karşı çıkmak kadar yanlış bir şey yoktur'' diye konuştu. Eroğlu, hidroelektrik santrallere karşı çıkan grupların, enerji pastasından pay almak isteyen kesimlerden maddi destek aldığını savundu. Kararın ardından santral yapımıyla ilgili bundan sonraki planlarının ne olacağının sorulması üzerine Eroğlu, ''Kararı yargıya götüreceğiz, hukuki işlemlere başlayacağız. Bazı kurullardan görüş alınmaması suretiyle usulsüzlük yapılmıştır. Dolayısıyla bununla ilgili gerekli incelemeleri başlatacağız. Başkalarının gazına gelerek, enerji sektöründen pay almak isteyenlerin gazına gelerek, onların piyonu olmak son derece yanlıştır'' dedi.